Türkiye'nin en sevilen ve saygıdeğer sanatçılarından biri olan İbrahim Tatlıses, başarılarla dolu hayatına adım atmadan önce meğer bambaşka bir meslek sahibiymiş! Sanat hayatının arkasında zorlu bir yaşam mücadelesi veren Tatlıses, bakın ünlü olmadan önce hayatını ayakta tutmak su sattığı sırada yediği bir tokatla hayatını değiştirdiğini açıkladı.
Tatlıses'in kendi ifadesiyle, su satıcılığı yaptığı sırada
hayatının dönüm noktalarından biri bir gün sinemada oturan bir adamın kendisine
tokat attığı an olmuştur: "Bir gün koltukta oturan bir adam birden
yerinden kalktı. 'Sus ulan eşek, seni mi dinleyeceğiz.' diye suratıma dört
tokat attı. Ve o yediğim tokatlar beni buralara kadar getirdi." Yaşadığı
bu zorluklar, onun hem mücadelesini hem de karakterinin şekillenmesini
sağlamıştır.
1952'de Şanlıurfa'da doğan İbrahim Tatlıses, çocukluk
yıllarından beri zorluklarla karşı karşıya kalmıştır. Cezaevinde olan babası nedeniyle ailesini geçindirmek
zorunda kalan Tatlıses, çocukluk yıllarında eğitim-öğretim hayatına atılamamış
ve bu durumla ilgili olarak "Urfa'da sanki Oxford vardı da biz mi gitmedik?"
diyerek yaşadığı zorluğu esprili bir şekilde dile getirmiştir.
ÇOCUK YAŞTA ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Okuma yazma kısmında eksikliği olmasına rağmen hayata
tutunmak adına meslek hayatına atılan Tatlıses, daha çocuk yaşlarında çeşitli
işlerde çalışmaya başlamıştır.
Sinema salonlarında çığırtkanlık yaparak, "Haydi buz
gibi su!" diye bağırarak su satıcılığı yapmıştır. Bu dönemde maruz kaldığı
zorluklar ve haksızlıklar ise onun hayatına yön vermiştir.
İŞTE İLK MESLEĞİ!
'İmparator' lakabıyla da bilinen İbrahim Tatlıses, böylesi
büyük bir şöhrete kavuşmadan önce soğuk demir ustalığı yapmıştır. Çalıştığı
işteki zorluklara ve ağır koşullara rağmen hayatı boyunca çalışmaktan bir an
olsun vazgeçmemiştir. İnşaatlarda çalışırken türkü söylemeyi de ihmal etmeyen
Tatlıses'in sesi ve yeteneği de Adanalı bir sinemacı tarafından orada
keşfedilmiştir.
Hayatının dönüm noktalarından biri olan bu keşif sayesinde
İbrahim Tatlıses, inşaatlarda çalışmayı bırakarak ilk olarak Adana'da çeşitli
mekanlarda sahne almaya başlamıştır. Ardından Ankara'ya gelerek burada çeşitli
gazino ve pavyonlarda sahne deneyimi kazanmıştır. 1974 yılına damga vuran "Ayağında Kundura" türküsü
ile geniş kitlelere adını duyurmayı başarmıştır. Bu başarısı onun radyoya ve
televizyona çıkmasını ve sanat kariyerinde ivme kazanmasını sağlamıştır.
70'li yılların ortalarında Ankara'dan ayrılıp İstanbul'a
geçerek sahne hayatına burada devam etmiştir. İstanbul'daki müzik ve eğlence
dünyasında kendisine önemli bağlantılar kurmuş, özellikle kendisine soyadını
veren müzisyen Yılmaz Tatlıses ile tanışmıştır. Tüm bu aşamalar, İbrahim
Tatlıses'in zorluklarla dolu hayat yolculuğunun bir parçası olmuştur.
Tatlıses'in ünlü olmadan önceki hayatı; disiplin, sabır ve
çalışma azmiyle dolu geçmiştir. Eğitim-öğretim hayatına atılmadan, küçük
yaşlarda zorlu işlerde çalışarak ve hayat boyu karşılaştığı engellere rağmen
yılmadan yoluna devam ederek günümüzde milyonlara örnek olmuştur.