Şanlıurfa’da Özağaçhanlı ailesi 1.5 yıldır “Evde hapis hayatı yaşıyor”
Şanlıurfa’da Özağaçhanlı ailesi 1.5 yıldır “Evde hapis hayatı yaşıyor” Evleri kurşunlandı...
Hilvan’da yaklaşık 1,5 yıl önce arazi anlaşmazlığıyla başlayan husumet, Edip- Melike Özağaçhanlı çiftinin hayatını adeta kabusa çevirdi. İki akraba grup arasında çıkan silahlı kavganın ardından sular durulmazken, Özağaçhanlı çifti evlerinin kurşunladığını öne sürerek can güvenliklerinin tehlike altında olduğunu öne sürdü.
Olay, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesine bağlı Kepirkucak
Mahallesinde yaklaşık 1 buçuk yıl önce başladı. İddiaya göre, amca çocukları
arasında başlayan arazi anlaşmazlığı zamanla büyüyerek ciddi bir husumete
dönüştü.Yaklaşık 15 dönümlük arazisi bulunan Edip Özağaçhanlı,
amcasının oğlunun geçici talebi üzerine arazisinin tapusunu kuzenine verdi.
Ancak ekin zamanı geldiğinde arazisini geri istemesiyle birlikte taraflar
arasındaki gerginlik arttı.Aile büyüklerinin araya girmesiyle arazi geri verilse de, bu
süreçten sonra Özağaçhanlı’nın iddiasına göre ailesine yönelik tehdit, baskı ve
tahriklerin arttığı belirtildi.İddiaya göre amcanın oğlu, kardeşi ve iki oğlu birlikte
Özağaçhanlı’nın yaşadığı eve silahlı saldırı düzenledi. Saldırı sırasında evin
kurşun yağmuruna tutulduğu, olay yerinde yapılan incelemelerde yaklaşık 100’ün
üzerinde mermi kovanının tespit edildiği belirtildi.Aile, silahlı saldırıya rağmen olayla ilgili herhangi bir
gözaltı ya da tutuklama işlemi yapılmadığını öne sürdü.Gazeteipekyol.com’a konuşan Edip- Melike Özağaçhanlı çifti
saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia ettikleri kişiler tarafından hâlâ baskı ve
tehditlere maruz kaldıklarını belirtti. Özağaçhanlı çifti, can güvenliği
endişesi nedeniyle evlerinden çıkamaz hale geldiklerini ve adeta hapis hayatı
yaşadıklarını ifade etti.
ÖZAĞAÇHANLI: VERMİYORUM, ALABİLİYORSAN AL DEDİLER
Ekin zamanı geldiğinde tarlasını geri istediklerinde,
“Vermiyorum, alabiliyorsan al” şeklinde söylemlerde bulunulduğunu belirten Edip
Özağaçhanlı, şunları kaydetti:
“2024 yılının ortalarında, yani yaklaşık bir buçuk yıl önce,
yaklaşık 15 dönüm büyüklüğündeki arazimin tapusunu amcamın oğluna verdim.
Kendisi, yaz aylarında bana farklı bir yerden arazi vereceğini söylemişti.
Ancak ekin zamanı geldiğinde tarlamızı geri istediğimizde, “Vermiyorum,
alabiliyorsan al” şeklinde söylemlerde bulunmaya başladı. Aile büyüklerimizin
araya girmesiyle, haksız olduğunu
“YA ŞİKAYETİNİ GERİ ÇEKERSİN YA DA SENİ VE ÇOCUKLARINI ÖLDÜRÜRÜZ”
Özağaçhanlı, ailesiyle birlikte karşı tarafın baskılarına
maruz kaldıklarını, şikâyetini geri çekmemesi halinde ise ölümle tehdit
edildiğini belirterek, “Oysa bu kadar ağır silahların kullanılması başlı başına
suç olduğu gibi, kasten ailemin yaşadığı eve yönelik gerçekleştirilen bu
saldırıya rağmen hiçbir şüpheli hakkında tutuklama kararı verilmedi. Olayla
ilgili yargı süreci halen devam etmektedir ve yaklaşık iki ay sonra mahkememiz
başlayacaktır. Ancak bu süre zarfında tehditler kesintisiz şekilde devam
ediyor. Ben ve ailem ciddi bir korku ve baskı altındayız. Evden dışarı çıkamaz
hale geldik; adeta ev hapsinde yaşıyoruz. Sadece zorunlu ihtiyaçlarımızı
karşılayabiliyoruz. Bu durum nedeniyle işlerim tamamen aksadı, ekonomik olarak
ciddi zarara uğradım. Köye gidip hayvanlarıma ve ekinlerime bakamıyorum. Eşimi
ve çocuklarımı yalnız bırakamıyorum. Tüm bunlara rağmen tarafıma, “Ya
şikâyetini geri çekersin ya da seni ve çocuklarını öldürürüz” şeklinde son
derece ağır ve açık tehditler yöneltilmektedir. Bu tehdit ve baskı süreci halen
devam etmektedir. Devlet büyüklüklerinden isteğim iki taraftan da
MELİKE ÖZAĞAÇHANLI: ADETA HAPİS HAYATI YAŞAYAN BİZİZ
Edip Özağaçhanlı’nın eşi Mülkiye Özağaçhanlı ise aile olarak
son derece ağır ve travmatik bir süreçten geçtiklerini belirterek, “Eşim ve
çocuklarım ile birlikte son derece ağır ve travmatik bir süreçten geçiyoruz.
Evimize silahlı saldırı düzenlenmesine rağmen tek bir kişi dahi tutuklanmadı.
Adeta hapis hayatı yaşayan biziz; sanki suçlu olan taraf bizmişiz gibi. Karşı
taraf dışarıda serbestçe dolaşırken, biz evimizin içine hapsedilmiş durumdayız.
O silahlı saldırı sırasında çocuklarım hayatını kaybedebilirdi. Eşim ya da ben
şans eseri hayatta kaldık. Yapılan saldırıyı karşı taraf, “Ölmüş mü?” diyecek
kadar pişkin bir şekilde başkalarına anlatmaktadır. Bu durum, tehditlerin ne
kadar ciddi ve gerçek olduğunu açıkça gösteriyor. Ben eşimi ve çocuklarımı asla
yalnız bırakamıyorum. Hayvanlarımız olduğu için zaman zaman köye gitmek zorunda
kalıyoruz. Ancak köy içerisinde dahi evimizin önüne gelerek bizi tahrik etmeye
devam ediyorlar “dedi.
“BİZ BU OLAYIN MAĞDURU OLMAMIZA RAĞMEN, SANIK KONUMUNA İTİLMİŞ DURUMDAYIZ”
Karşı tarafın bu tutumuyla adeta
“Açıkça korku içindeyim. Bu şekilde davranarak illa ki
Kaynak:

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.