DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan Şanlıurfa’da: Akçakale Sınır Kapısı’nda 164 dolarlık harç uygulamasından vazgeçilsin
DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan Şanlıurfa’da: Akçakale Sınır Kapısı’nda 164 dolarlık harç uygulamasından vazgeçilsin...
ŞANLIURFA’da partililerle bir araya gelen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Akçakale Sınır Kapısı’ndan geçişlerde uygulanan yurt dışı çıkış harcını eleştirerek, “Bir an önce bu saçma sapan 164 dolarlık uygulamadan vazgeçilsin” dedi. Bakırhan, Suriye’deki Kürtlerin statüsü, ana dilde eğitim ve Türkiye’de yürütülen çözüm sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış ve
Demokratik Toplum Buluşmaları kapsamında Şanlıurfa’ya geldi. Şanlıurfa Barosu
binasında bulunan Tahir Elçi Konferans Salonu’ndaki programa partililer
katıldı. Saygı duruşunun ardından konuşan Bakırhan, Türkiye ve Suriye’deki
gelişmeler ile çözüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
‘SINIRLAR HALKLARI BİRBİRİNE YAKINLAŞTIRMALI’
Akçakale ile Suriye tarafındaki Mürşitpınar bölgesinde yaşayanların akraba ve
ortak bir geçmişe sahip olduğunu belirten Bakırhan, sınırların halkları
birbirinden uzaklaştırmaması gerektiğini söyledi. Bakırhan, “Sınırlar yerinde
kalabilir ama halkların birbiriyle ekonomik, siyasal ve kültürel olarak
etkileşimini sağlasın. Sınırlar araya beton ören, halkları birbirinden
uzaklaştıran değil; birbirine yakınlaştıran, insanları duyguda birleştiren bir
rol oynasın” dedi.
Akçakale Sınır Kapısı’ndaki geçiş uygulamasını da eleştiren Bakırhan, şöyle
konuştu:
“Onun için Mürşitpınar Sınır Kapısı farklı bir şekilde açılmalı. Herhalde
açılmış. Ama maşallah, sınırdan geçiş için yurt dışına çıkış harcı olarak 164
dolar mı alıyorlar? Böyle bir şey var mı arkadaşlar? Biz yurt dışına çıkarken
bile Avrupa’ya bu kadar para ödemiyoruz. Fakir Arap, Türk buradan, Akçakale’den
geçerken niye 164 dolar ödesin? ‘Açıyorum ama geçmeyin, akrabalarınıza
gitmeyin, ticaret yapmayın, etkileşmeyin’ diyor. Olmaz. Buradan ilgili
müdürlüklere ve bakanlıklara sesleniyorum: Bir an önce bu saçma sapan 164 dolarlık
uygulamadan vazgeçilsin.”
‘KÜRTLER SURİYE’NİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLDU’
Suriye’deki gelişmelere de değinen Bakırhan, Kürtlerin ülkenin geleceğinde
önemli bir role sahip olduğunu savundu. Bakırhan, “Kürtler, bu anlaşmayla
birlikte Suriye’nin geleceğinde bundan sonra söz sahibi oldular” ifadelerini
kullandı.
Suriye’de Kürtçenin ulusal dil olarak müfredata girmesini olumlu bulduğunu
ancak ana dilde eğitim konusunda daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu
belirten Bakırhan, “Kürtler Suriye’de nerede yaşıyorsa yaşasın, kendi ana
dillerinde hiçbir kısıtlama olmadan eğitim görmelidir. Ana dilde eğitim, yasal
ve anayasal güvencelere kavuşturulmalıdır” diye konuştu.
‘BU YASA KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜM YASASI DEĞİL’
Türkiye’de yürütülen sürece ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan,
Meclis’ten geçen yasanın Kürt meselesinin tüm sorunlarını çözmeyi amaçlayan bir
düzenleme olmadığını söyledi.
Bakırhan, “Bu yasa, Kürt meselesinin çözüm yasası değil. Yasanın temel amacı;
silahı ve şiddeti devreden çıkarıp Kürt meselesini siyasi zemine taşıyarak orada
tartışmak ve çözmek” dedi.
Yasanın eksiklikleri bulunduğunu belirten Bakırhan, “Bu yasa, PKK ve onun
ortaya çıkardığı bütün sonuçları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir yasa”
ifadelerini kullandı.
‘120 YILLIK MECLİS TARİHİNDE İLK DEFA KÜRT MESELESİ İÇİN YASA GEÇTİ’
Bakırhan, Meclis’ten geçen yasanın tarihi bir adım olduğunu savunarak, “120
yıllık Meclis tarihinde ilk defa Kürt meselesi yasal bir zeminde tartışıldı.
İlk defa Kürt meselesi için bir yasa geçti. İçeriğinden bağımsız olarak bu
önemlidir” diye konuştu.
Geçmişte Kürt kimliğinin ve dilinin inkâr edildiğini öne süren Bakırhan, yeni
sürecin geçmişteki eksiklikleri gidermesi gerektiğini söyledi.
‘BİZİ BİRBİRİMİZE DÜŞMAN ETTİLER’
Türkiye’de farklı kimlik ve inançlara sahip insanların eşit şekilde yaşaması
gerektiğini ifade eden Bakırhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Cephede birlikte olan; kuruluşta birlikte olan Arap’ın, Türk’ün, Kürt’ün,
Alevi’nin, Sünni’nin kardeşçe ve eşitçe yaşaması mücadelesidir. Bunu inşallah
birlikte sağlayacağız. Biz asla birbirimize düşman değiliz. Bizi birbirimize
düşman ettiler. Biz aynı bedeniz, aynı ruhuz.”
Devletin Kürtlerin dil ve kimliğini tehdit olarak görmemesi gerektiğini savunan
Bakırhan, “Kürt’ün dilini ve kimliğini yok saymamalı, tehdit olarak görmemeli.
Kürt’ün seçilmiş iradesine kayyum atamamalı. Düşünce ve ifadelerini dile
getirdikleri için insanlarımızı cezaevine atmamalı” dedi.
‘TRABZON’UN ACISI DA SİİRT’İN, URFA’NIN ACISI DA EŞİTTİR’
Konuşmasında çatışma ve şiddet ortamında hayatını kaybedenlerin ailelerine de
başsağlığı dileyen Bakırhan, farklı kesimlerin acılarının ortak olduğunu
söyledi.
Bakırhan, “Sadece çatışmada yaşamını yitiren barış annelerinin, cumartesi
annelerinin değil, şehit ve gazi ailelerinin de acılarını paylaşıyoruz.
Trabzon’un acısı da Siirt’in acısı da Urfa’nın acısı da eşittir, birdir” dedi.
Bakırhan, Türkiye’de farklı kesimlerin birbirini tamamlayarak güçlenebileceğini
belirterek, “Birbirimizden eksilterek değil, birbirimizi tamamlayarak
güçlenebiliriz. Birbirimizi tamamlayarak güvende olabiliriz. Birbirimizi
tamamlayarak Suriye’deki ve Orta Doğu’daki savaş rüzgârlarından korunabiliriz”
diye konuştu.
Konuşmasının sonunda partililere seslenen Bakırhan, DEM Parti’nin açık siyaset
yaptığını belirterek, halkın eleştirilerinin kendileri açısından önemli
olduğunu söyledi.
Kaynak:

HABERE YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.